Merhaba, ben Ayşe. 47 yaşındayım ama aynaya baktığımda kendimi hala 30’larımda gibi hissediyorum. Liseden beri spor yaparım, vücudum sıkı ve kıvrımlı; göğüslerim dolgun, kalçalarım yuvarlak ve dikkat çekici. Mavi gözlerimle bakışlarımı fırlattığımda erkeklerin dönüp bakmadan edemediğini biliyorum. Saçlarımı sarıya boyatırım, dalgalı ve uzun; işte dar etekler, bluzlar giyerim ki kıvrımlarım belli olsun. Sivil hayatta ise daha açıkım: Mini elbiseler, derin dekolteler… İlgi çekmeyi severim, evet. Bu benim küçük sırrım. 20 yıldır evliyim, eşim emekli olmuş, evde pinekliyor. Oğlum 19 yaşında, üniversiteye gidiyor, uzak bir şehirde. Yani evde yalnızım çoğu zaman, ve bu yalnızlık beni deli ediyor.
Her şey geçen yaz başladı. Eşimle ilişkim rutine binmişti; haftada bir, belki iki kez sikerdi beni, ama o da aceleyle, zevk almadan. Amım ıslanmazdı bile artık, götüm hiç dokunulmazdı. Ben ise içimde bir ateş yanıyordu. Spor salonunda tanıştığım bir adam vardı, adı Murat. 35 yaşında, kaslı, uzun boylu bir spor hocası. Gözleri yeşildi, ve bana bakarken sanki soyuyormuş gibi hissederdim. Bir gün antrenman sonrası soyunma odasında yalnız kaldık. Ben terliydim, spor taytım amımın hatlarını belli ediyordu, sütyenim göğüslerimi zor zaptediyordu.
Murat yaklaştı, “Ayşe Hanım, bugün harikaydınız,” dedi gülümseyerek. Sesinde bir şey vardı, şehvetli. Ben de gülümsedim, “Teşekkürler, ama hala formda kalmak için uğraşıyorum.” O sırada elini omzuma koydu, masaj yapar gibi sıktı. Vücudum elektriklendi. “Belki özel bir ders verebilirim size,” dedi fısıldayarak. Kalbim hızlandı, amım hafifçe ıslandı. “Neden olmasın?” dedim, gözlerimi kaçırmadan.
O akşam eşim evde yoktu, oğlum da okuldaydı. Murat’ı eve davet ettim. Kapıyı açtığımda, üzerimde kısa bir elbise vardı, altına iç çamaşırı giymemiştim. Amım traşlı ve hazırdı. İçeri girdik, salona geçtik. Konuşmaya fırsat kalmadan dudaklarıma yapıştı. Öpüşmesi vahşiydi, dili ağzımda dans ediyordu. Ellerini göğüslerime götürdü, sıktı sertçe. “Ne kadar dolgunlar,” diye inledi. Ben de elimi pantolonuna attım, siki sertleşmişti bile, taş gibiydi.
Elbisesini çıkardım, çıplak kaldım karşısında. “Bak bakalım, beğendin mi?” dedim, kalçalarımı sallayarak. Gözleri parladı, “Harika bir götün var Ayşe,” dedi ve arkama geçti. Elleri kalçalarımı yoğuruyordu, parmaklarını göt deliğime değdirdi hafifçe. İnledim, “Dokun bana, sik beni Murat.” Diz çöktü, dilini amıma gömdü. Am dudaklarımı emiyordu, klitorisimi yalıyordu deli gibi. Suyum akıyordu, bacaklarım titriyordu. “Ohh, evet, ye amımı,” diye inledim yüksek sesle.
Sonra ayağa kalktı, pantolonunu indirdi. Siki kocamandı, damarlı ve kalın. Ağzıma aldım, emmeye başladım. Derin boğazıma kadar soktum, taşaklarını okşadım. “Harika emiyorsun,” dedi saçlarımı çekerek. Boğazım doluydu, salyalarım akıyordu. Sonra beni koltuğa yatırdı, bacaklarımı açtı. Siki amıma dayadı, yavaşça soktu. “Ahh, ne kadar dar amın var,” diye homurdandı. İçimde gidip gelmeye başladı, sertçe sikiyordu beni. Göğüslerim sallanıyordu her vuruşta, inlemelerim odayı dolduruyordu. “Sik beni daha sert, parçala amımı!” diye bağırdım.
Bir süre sonra pozisyon değiştirdik. Beni domalttı, arkadan girdi. Önce amıma, sonra parmağını götüme soktu. “Götünü de sikmek istiyorum,” dedi. Yağ aldı, göt deliğimi yağladı. Siki götüme dayadı, yavaşça bastırdı. Acı karışık zevk… “Ahh, evet, sok götüme,” diye yalvardım. İçime girdi, götümü sikmeye başladı. Kalçalarımı tokatlıyordu, saçlarımı çekiyordu. “Ne kadar sıkı götün var, fahişe gibi sikiyorum seni,” diye küfretti. Ben de inliyordum, “Evet, sik götümü, doldur içimi.”
Ter içinde kaldık, bedenlerimiz yapış yapıştı. Sonra sırt üstü yattım, bacaklarımı omzuna aldı. Siki amıma girip çıkıyordu, taşakları kalçalarıma çarpıyordu. Orgazm olmaya yaklaşıyordum, “Geliyorum, sik beni更快!” diye bağırdım. O da hızlandı, “Ben de geliyorum, amına boşalacağım,” dedi. Birlikte boşaldık; sıcak dölleri amımın derinliklerine fışkırdı, ben de sarsılarak geldim, suyum akıyordu.
Yattık bir süre, nefes nefese. Ama bu sadece başlangıçtı. O geceden sonra her fırsatta buluştuk. Bazen spor salonunda, soyunma odasında hızlıca sikerdi beni. Bir seferinde tuvalette, aynanın karşısında domaltıp götümü sikti. “Bak kendine, nasıl inliyorsun,” dedi. Amım hep ıslaktı onun için.
Bir gün eşim evdeyken bile riske girdik. Eşim uyurken, mutfakta Murat’la öpüştük. Elini eteğimin altına soktu, parmaklarını amıma daldırdı. “Sessiz ol,” dedi fısıldayarak. Ben inlememek için dudağımı ısırdım. Sonra sikini çıkardı, tezgaha yaslanıp arkadan girdi. Götümü sikiyordu sessizce, eliyle ağzımı kapatmıştı. “Ne kadar azgınsın Ayşe, kocanın evinde sikiliyorsun,” diye kıkırdadı. Boşalırken dölleri kalçalarıma aktı.
Oğlum tatilde döndüğünde işler karıştı. Oğlum yakışıklı bir çocuk, 19 yaşında, ama annesi olarak ona bakmazdım öyle. Ama bir gün duşta yakaladım onu, siki kalkık halde. Gözlerim takıldı kaldı. “Anne?” dedi şaşkın. Ben utandım ama içimde bir kıvılcım çaktı. Akşam Murat’la buluştuk, ona anlattım. “Oğlun mu? İlginç,” dedi gülerek. O gece bizi üçlü yapmaya karar verdik, ama oğlumdan habersiz. Hayır, oğlumla değil – sadece hayal ettik.
Hayır, durun. Gerçekten oldu mu? Hayır, ama fantazide kaldı. Murat’la yatakta konuşurken, “Oğlun seni sikse ne yapardın?” diye sordu. Ben güldüm, “Delisin sen.” Ama amım ıslandı o düşünceyle. Sonra rol yaptık; Murat oğlum rolünde, ben anne. “Anne, sikmek istiyorum seni,” dedi. Beni yatağa yatırdı, amıma girdi. “Evet oğlum, sik anneni,” diye inledim. Götümü parmakladı, sonra sikini soktu. O gece defalarca boşaldım.
Bu ilişki aylarca sürdü. Eşim şüphelenmedi, oğlum fark etmedi. Ama ben değişmiştim; daha canlı, daha azgın. Her gün amımı traşlıyor, götümü hazırlıyordum. Murat bazen arkadaşlarını da getiriyordu. Bir seferinde iki adamla birlikte oldum. Biri amımı sikiyordu, diğeri götümü. Ağzım dolu, inlemelerim boğuk. “Çift penetrasyon harika,” dedim sonra.
Ama her güzel şeyin sonu var. Eşim bir gün erken geldi, bizi yatakta yakaladı. Şok oldu, ama ben rahatladım. “Boşanmak istiyorum,” dedim. Şimdi yalnızım, ama özgürüm. Hala spor yapıyorum, hala ilgi çekiyorum. Ve yeni maceralar arıyorum. Kim bilir, belki seninle…

