Vedat olarak hayatım dışarıdan bakıldığında mükemmel görünüyordu. 30 yaşında, şık bir ofiste müdür yardımcısıydım, ayda elime geçen para çoğu insanın hayalini süslüyordu. Arabam son model, evimiz şehrin en güzel semtlerinden birinde, geniş bir daire. Çevremdeki herkes bana saygı duyuyordu; arkadaşlarım, iş arkadaşlarım, hatta akrabalarım. Ama işte, evlilik hayatı öyle dışarıdan göründüğü gibi değildi. Eda ile üç yıldır evliydik, o da 28 yaşında, uzun siyah saçlı, dolgun dudaklı, fit bir vücuda sahip ateş gibi bir kadındı. İş yerinde sekreterlik yapıyordu, ama asıl ateşini eve saklıyordu. Başlangıçta her şey harikaydı, ama son zamanlarda rutinleşmişti. Yine de, o gece her şeyi değiştirecek bir kıvılcım çaktı.
İşten eve döndüğümde saat akşam 8’i geçmişti. Kapıyı açtığımda Eda mutfakta yemek hazırlıyordu, üzerinde ince bir elbise vardı, altına hiçbir şey giymediği belli oluyordu çünkü kıvrımları her adımında belirginleşiyordu. “Hoş geldin aşkım,” dedi gülümseyerek, ama gözlerinde bir yaramazlık vardı. Ben de “Hoş bulduk,” diye yanıt verdim, çantamı bırakıp yanına yaklaştım. Kollarımı beline doladım, ensesine bir öpücük kondurdum. O sırada elimi kalçalarına kaydırdım, götünün yumuşaklığını hissedince sikim hafifçe kalkmaya başladı. “Bugün ne kadar yorgunsun?” diye sordu, ama ses tonu yorgunluğumu umursamıyordu, daha çok tahrik etmek istiyordu.
“Yeterince değil,” dedim ve elimi elbisesinin altına soktum. Parmaklarım doğrudan amına değdi, ıslaklığını hissettim. “Oh, sen zaten hazır mısın?” diye fısıldadım kulağına. Eda döndü, dudaklarını dudaklarıma yapıştırdı, dilini ağzıma soktu. Öpüşürken elini pantolonumun önüne attı, sikimi avuçladı. “Evet, bütün gün seni düşündüm,” dedi nefes nefese. “İş yerinde toplantıdayken aklım senin sikinde kaldı. O kalın sikini amıma sokmanı hayal ettim.” Kelimeleri duyunca kanım kaynadı, hemen onu tezgaha yasladım. Elbisesini sıyırdım, götünü dışarı çıkardım. Beyaz, yuvarlak götü karşımda parlıyordu. Eğildim, dilimi göt deliğine değdirdim, sonra amına kaydırdım. Eda inledi, “Ah Vedat, yala amımı, yala o ıslak amımı!”
Dilimi amının dudakları arasında gezdiriyordum, klitorisini emiyordum. Suyu akıyordu, tadı tatlı ve tuzlu karışımıydı. Eda ellerini saçlarıma doladı, başımı bastırdı. “Daha derin, dilini sok içime!” diye emretti. Ben de itaat ettim, dilimi amına sokup çıkarıyordum, bir yandan da parmağımı göt deliğine soktum. İnlemeleri mutfağı dolduruyordu, “Evet, parmağınla sik götümü, hazırla onu!” dedi. Sikim pantolonumda taş gibi olmuştu, fermuarı açtım ve çıkardım. 18 santimlik kalın sikim havada sallanıyordu, damarları şişmişti. Eda döndü, diz çöktü ve ağzına aldı. Emmeye başladı, başını ileri geri hareket ettiriyordu. “Oh, ne güzel emiyorsun sikimi,” dedim, saçlarını tuttum ve boğazına kadar soktum. Gözleri yaşardı ama durmadı, tükürüğünü sikime bulaştırdı, eliyle taşaklarımı okşuyordu.
Birkaç dakika sonra ayağa kaldırdım onu, tezgaha oturttum. Bacaklarını açtı, amı karşımda ıslak ıslak parlıyordu. Sikimi amına dayadım, yavaşça soktum. “Ahhh, Vedat, sik beni, o kalın sikinle parçala amımı!” diye bağırdı. İçine girdim, köküne kadar soktum. Amı sıcacıktı, duvarları sikimi sarıyordu. Pompalamaya başladım, her vuruşta göğüsleri sallanıyordu. Elimi bir göğsüne attım, meme ucunu sıktım. Eda tırnaklarını sırtıma geçirdi, “Daha hızlı, sik amımı daha hızlı!” diyordu. Ben de hızlandım, kalçalarımı ileri geri savuruyordum. Seslerimiz mutfakta yankılanıyordu, tezgah gıcırdıyordu.
Sonra onu indirdim, arkasını döndürdüm. Götünü dışarı çıkardı, “Şimdi götümü sik Vedat, o dar göt deliğime sok sikini!” dedi. Sikimi tükürükledim, göt deliğine dayadım. Yavaşça bastırdım, başı girdi. Eda acıdan inledi ama “Devam et, sok hepsini!” dedi. İçine girdim, götü amından daha dardı, sikimi sıkıca kavrıyordu. Pompalamaya başladım, bir yandan da elimi amına soktum, klitorisini ovuşturuyordum. “Ah, evet, götümü sikirken amımı parmakla, boşalt beni!” diye haykırıyordu. Hızlandım, her vuruşta taşaklarım kalçalarına çarpıyordu. Ter içindeydik, mutfak buhardan dolmuştu.
Bir süre sonra pozisyon değiştirdik. Oturma odasına geçtik, koltuğa oturttum onu. Üzerine çıktım, sikimi tekrar amına soktum. Bu sefer yüz yüze, öpüşerek sikişiyorduk. Dudaklarını ısırıyordum, o da boynumu emiyordu. “Seni seviyorum Vedat, ama seni daha çok sikmeni seviyorum,” dedi gülerek. Ben de “Ben de seni sikmeyi seviyorum Eda, o ıslak amını ve dar götünü,” diye yanıt verdim. Hızlandım, boşalmak üzereydim. “İçime boşal, doldur amımı sperminle!” dedi. Birkaç vuruş sonra patladım, sıcak spermlerimi amına boşalttım. Eda da titreyerek orgazm oldu, amı sikimi sıkıyordu.
Nefes nefese kaldık, birbirimize sarıldık. Ama bu sadece başlangıçtı. O gece yatak odasına geçtik, saatlerce devam ettik. Önce 69 pozisyonunda birbirimizi yaladık, ben amını ve götünü, o sikimi ve taşaklarımı. Sonra onu yatağa yatırdım, bacaklarını omzuma aldım ve derin derin soktum. Her seferinde daha sert, daha derin. Eda’nın inlemeleri komşuları uyandıracak kadar yüksekti, ama umurumuzda değildi. “Sik beni Vedat, karını sik, o orospu karını parçala!” diyordu. Ben de “Evet, seni sikiyorum, o amını ve götünü her gün sikicem!” diye bağırıyordum.
Sabaha kadar sikiştik, ara ara mola verip su içtik, ama sikim hiç inmedi. Sonunda yorgun düşüp uyuduk, ama sabah uyandığımızda tekrar başladık. Duşta, suyun altında götünü sabunlayıp soktum, amını yaladım. Evlilik hayatımız böyleydi işte, dışarıdan mükemmel, içeriden ateş gibi. Ve bu daha başlangıçtı; Eda’nın fantazileri bitmiyordu, belki bir gün arkadaşlarımızı da dahil edecektik, ama o başka bir hikaye.

